23 Mayıs 2016 Pazartesi

"İspanya'nın Gerçek Kralları"


"Kral'ın Takımı" lakabı genelde Real Madrid'e ithafen söylenir. Ama gerek oyun stili gerek kazandığı kupalar, gerek elde ettiği başarılar ve kırdığı rekorlarla krallara layık performans ortaya koyan takım herkesin gördüğü gibi Barcelona futbol takımı.


2014'te Luis Enrique Martinez'i kadrosuna katarken belki bu kadar güzel zamanların onları beklediğinden habersizdi kulüp ama Barcelona formasını terletmiş ve emekliliğini bu takımdan almış Enrique'den kötü bir takım yönetimi beklemek de zaten biraz imkansızdı. Takıma geldiği ilk senesinde "sextuple" yaptı Lucho nitekim, yani kulübe 6 kupa kazandırdı. Önceki yazılarımda başarılarından bahsetmiştim okuyanlar anımsar. Takımda bulunduğu 2 sene içerisinde 7 kupa elde eden Lucho'nın zaferlerdeki katkısı şüphesiz ki oldukça büyük. Takımınızda dünyanın en iyi hücum 3'lüsü Messi, Suarez, Neymar da olsa, bu kadar farklı egoda ve karakterde insanı idare etmek, sistem kurmak, 39 maçın 38'inde farklı rotasyon yapabilmek ve bunu eline yüzüne bulaştırmadan yaparak maç kazandırmak, Şampiyonlar Ligi gibi çok önemli bir rekabet ortamından elendiğinde bile soğukkanlılık ile kriz yönetiminin altından kalkabilmek ve bu kulübün adının ve tarihinin beraberinde getirdiği yükün farkında olarak, Barcelona ismininin hakkını verebilmek.. bu saydığım unsur ve erdemlerin hepsi Luis Enrique'de toplanmış durumda ve takıma geldiği günden beri elinden gelenin hep en iyisini ortaya koyuyor. Henüz ikinci senesi olmasına rağmen daha şimdiden Barça efsanesi Pep Guardiola'nın çoğu rekoruna ulaşan Enrique'ye hakettiği değer ve ün henüz verilebilmiş değil gerek futbol dünyası gerek medya tarafından ama bu işten anlayan herkes yaptığı işi mükemmel bir şekilde yaptığını söyleyebilir. Nitekim kendisi şimdiden Avrupa futbolunda treble (üçleme) kazandıktan sonra üst üste tekrardan hem lig birinciliği hem ülke kupası kazanabilen tek isim. 


Dün gece oynanan Copa Del Rey yani İspanya Kral Kupası'nı da evlerine götürerek başarılarına bir yenisini daha ekledi dünyanın en iyi futbol takımı ve 2 sene üstüste İspanya'nın şampiyonu oldu. Maçtan bahsetmek gerekirse sezonun en stresli ve zor maçıydı. Normalde 5 gol 6 gol atan Barça dün gece Sevilla karşısında gol bulmaktan zorlanırken inanılmaz bir savunma ve sağlam bir duruş sergiledi. 36. dakikada kırmızı kart gören Javier Mascherano'nun oyundan ayrılmasından sonra 10 kişi kalan Katalan ekibi 57. dakikada sakatlandığı için oyundan çıkmak zorunda kalan, belki de takımın en önemli silahı olan Uruguaylı forvet Luis Suarez'siz de kalınca hem sinirler gerildi hem defans açısından her zamankinden daha yüksek bir performans sergilemek durumunda kaldılar. Maçta kendini gösteren isimler savunmalarıyla Pique ve Busquets olurken Iniesta ve Messi de bu dünyadan olmadıklarını izleyenlere bir kez daha kanıtladılar adeta.

Uzatmalarla 123 dakika süren maçta Barça'ya maçı ve kupayı kazandıran gollerin sahibi Jordi Alba ve Neymar oldu.

Kendi adıma konuşmak gerekirse Şampiyonlar Ligi'nden talihsiz bir şekilde elenmeyi saymazsak 2014/2015 sezonundan daha güzel bir sezon izledik. Sezonda en dikkat çeken isim şüphesiz ki muhteşem bitirişleriyle Luis Suarez oldu. Oyuncuları tek tek övmek gerekir bu yüzden isim isim analiz yapmayacağım ama şunu söyleyebilirim ki izlemekten inanılmaz keyif veren, kusurlarıyla, artılarıyla, zaferiyle, hatalarıyla, herşeyiyle çok büyük bir kulüp Barcelona. Hatta sloganı gibi, "Mes Que Un Club", yani bir kulüpten daha fazlasıdır. 

Yeni sezona kadar tabii ki özletecek kendini ama eminim ki bu seneden daha da güzel bir futbol şöleni bizi bekliyor olacak.



Hasta pronto, Barça! 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder