11 Şubat 2016 Perşembe

Serbest Vuruş


Özel günleri sevmem. Hatta nefret ediyorum bile diyebilirim. İnsanlara kendini veya karşısındakini 1 gün için özel hissettirme ve hissettirilmeye muhtaç gibi davranmak zorunda bırakıldığımız içindir belki. Herneyse dün 24. yaşımda giriş yaptım. Kutlama da pek sevmem, yakın arkadaşlarla toplaşıp evde sohbet müzik muhabbet en güzelidir. Öyle de yaptık. Ama ne hikmetse doğumgünüme Avrupa futbolunda takip ettiğim iki takımın da maçı vardı aynı anda hem de. Yani 24.yaşıma daha güzel giremezdim dedim sonradan kendi kendime. Müzikle futbolla güzel bir gece geçirdim.
Sahada zafer için koşturan sevdiğim adamlar için de güzel bir gece olmuştur heralde çünkü hem Barça hem Paris Saint-Germain'li adamlarım sahadan mağlubiyet görmeden ayrıldılar.

Kral'ın takımı Real Madrid olabilir ama Krallara yakışan performansı yine Barça gösteriyor..



Barça uzun zamandır ilk kez maç kazanamadı. Berabere kapattı oyunu. Oynanan son maçta Valencia'yı Camp Nou'da ağırlamış ve 7 gol atmıştı. Şimdi o maçtan sonra yine Valencia'yla oynayıp nasıl 1-1 bitirirler maçı diye düşünüyorsanz cevabını vereyim; Luis Enrique böyle uygun gördü. Deplasmana neredeyse Barça B'den oluşan bir takım götürdü ana karakterleri dinlendirmek adına. Kararın doğruluğunu sorgulamak bize düşmez diyerek belirtmek isterim ki iyi ya da kötü Enrique'nin aldığı ve uyguladığı her türlü kararın %100 arkasındayım. Teknik adam olarak başarısını zaten üstüste kırdığı rekorlarla kanıtladı da. "Guardiola Barcelonası" devrini kesin ve net olarak devirip kapattı geçtiğimiz günlerde imza attığı rekor ile. 

Luis Enrique Martinez; Guardiola'nın 28 maç yenilgi görmeme rekorunu dünkü maç sonucuyla 29'a çıkararak Guardiola'nın sahip olduğu rekoru egale etti


Ayrıca oyuncu olarak 300, teknik direktör olarak da 100. yani toplamda Barcelona takımıyla 400.maçına da çıkmış bulunmakta. Enrique'nin bireysel istatistik ve başarılının yanında takımın kırdığı rekorları belirtmeye gerek bile yok sanırım, herkes her gün kırılan rekorları, tekrar tekrar atılan hat-trick'leri, kazanılan ve kazanma yoluna adım adım yaklaştıkları kupaları kendi gözlerimizle izliyoruz. Taraflı yazıyorum mazur görünüz ama Barça sevgimi zaten blog'umu okuyup da anlamayan kalmamıştır. Başarıları daim olsun isterim takımımın her zaman.

*

İspanya'dan yukarı yönelerek Fransa'ya gelirsek..



Uruguaylı forvet Edinson Cavani yüzünden düştüğüm bu Paris Saint-Germain bataklığında (şaka yapıyorum tabii ki) hala sürünüp gidiyorum. Fransa liginden çok da haz etmesem bile bu takıma her maçla daha da ısındım artık baya baya fanatik olarak tutma seviyesine eriştim diyebilirim. Ama tabii takımda ilgimi muhteşem ve yenilmez oyun stillerinden ziyade çeken Cavani'nin yaptıkları.
Veya yapamadıkları / yaptırmadıkları- diyelim. Son zamanlarda zaten Uruguaylının takımda gerek takım arkadaşlarından kendini soyutlaması gerek teknik adam Laurent Blanc'la yaşadığı "pozisyon" ve "davranış" sorunlarıyla ilgili yazılar yazdım. Okuduysanız az çok haberiniz vardır Edinson'ın takımdaki yerini Brezilyalı Lucas'a kaptırmakla savaş verdiğinden. Sezona bomba gibi başlamasına rağmen durduk yere Blanc tarafından böyle bir kazık yemesinin nedenini bence kendisinden çok ben merak ediyorum. Çünkü -kesinlikle objektif olarak söylüyorum- adam gerçekten dünyanın sayılı forvetlerinden. Ve de en skorer isimlerinden. Yeteneğini zaten ne benim ne de sizin veya başkasının sorgulayıp tartışabileceğini düşünmüyorum çünkü gayet bariz bir şekilde adam fırtına estire estire oynuyor senelerdir. Napoli dönemleri kadar parlak olmasa, daha doğrusu bazı kişiler tarafından (evet Blanc'ın ta kendisinden bahsediyorum) oldurtulmasa da PSG'de sergilediği performans da gayet kebap yani.
Son 1 aydır takımdaki yerinin elinden alınma korkusundan dolayı kameraların bizlere yansıttığı üzere devamlı üzgün, yüzü ekşi, mutsuz bir Cavani görüyoruz. Ve sadece ben değilimdir, O'nu seven herkes eminim en az adamın kendisi kadar üzülüyordur. Kendi sevdiğiniz futbolcuyu koyarsanız yerine, onun geçtiği zor dönemlerin sizi de üzeceğini anlarsınız diye düşünüyorum. Yazdığım yazılarda Cavani'nin takımdaki durumuyla ilgili bilgi aktarımı yapıyorum zaten son 1 aydır. 

*

Doğum günüme denk gelen dünkü Lyon'la oynadıkları maçta uzun zamandan sonra ilk kez ilk 11'de başladı maça. Bench güzeli diyorum artık ben ona, o derece oynatılmıyor adam. Her maçın son 20 dakikasında giriyor ve top ayağına değene kadar zaten maç bitiyor sonra deniyor ki "Cavani oynamıyor." E kardeşim bu adam forvet. Bu adamı rahatsız olduğunu açıkça dile getirdiği kanat pozisyonunda oynat uzun süre, hızını kes, özgüvenini kır üstüne bir de yerini kaybettir, yedeğe koy, oynaa süresini azalt, iyice demorilize et. Sonra neden oynamıyor? Gitsin. Satılsın. vs.. bir ton saçma sapan muhabbet gerek sosyal medyada gerek Avrupa basınında. Gel de sinirlenme. Bunca şeye rağmen efendiliğini koruyabilen de bir adam. Takdir edilesi. Maça geri dönersek; Zlatan'dan 2, Cavani ve Rabiot'un beraber dokunduğu ve top ağlara düşünce Rabiot'a yazılan 1 golle PSG, Lyon'u evinden 3-0'lık skorla uğurladı.


Maçta beni güldüren (bu tür şeylere hangi maç hangi takım olursa olsun gülüyorum ve nedense izlemesi eğlenceli geliyor) Cavani'ye -bence- haksız yere çıkan sarı kart ve buna takımın tepkisi oldu. Zlatan, Thiago ve Stambouli'nin hakeme diklenmesi ve Lyon'un kullandığı serbest atışın Cavani'nin kurduğu duvara takılması da hoş oldu. Takıma katkı sağlanmadığı söylendiğinde bu tür şeylere ekstra dikkat etmek gerekiyor.
Maçtaki goller 2.yarıda geldi ve normal performanslarına göre biraz zorlandıklarını düşündüğüm PSG'nin Zlatan'ın ilk golüyle yaşadığı sevinci de Cavani'yle Ibra'nın gözlerinden çıkan ateşten anlamış oldum. Böyle anlar bir ömre bedel oluyor cidden.

*

Genel olarak maç böyle geçti. Blanc'ın Cavani veya Lucas'ın performansından memnun olup olmadığı, Chelsea ile oynanacak olan Şampiyonlar Ligi maçında ilk 11'e hangisini koyacağı şimdilik meçhul. Her beraber ilerleyen günlerde göreceğiz.
Gönül ister ki Edinson artık yavaş yavaş özgüvenini geri kazansın ve takımdaki yerini (malesef istemese de Zlatan'ın kanadı) geri alsın. Yoksa takımdan ayrılma seçeneğini değerlendirmek isteyecektir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder