18 Ocak 2016 Pazartesi

Katalonya'dan Bir Deli: Pep Guardiola


Pep. Ya da Guardiola. Her iki şekilde de ismi duyulduğu anda tanımayan kalmadı hemen hemen dünyada. Son zamanlarda O'nu yeni tanıyanlar Bayern'in patronu olarak bilirler ama biz "cule" yani Barça taraftarları için Barcelona efsanesidir Guardiola. Delidir de. E kanında Latin'lik olup da deli olmayan, arıza olmayan birisini gördünüz mü siz? Ben görmedim. Sanırım Latinleri biraz da bu yüzden seviyorum böyle delicesine.


Josep "Pep" Guardiola Sala, 18 Ocak 1968'de Barcelona, Santpedor'da açar gözlerini dünyaya. Futbol kariyerine erkenden Gimnastic de Manresa'da amatör olarak başlar ve seneler sonra efsanesi olacağı kulüp olan Barcelona'ya 13 yaşında adımını atar. B takımı altyapısında 6 sene pişen Pep 1990 yılında sonunda profesyonel takıma geçer. Barcelona takımıyla 379 maça çıktıktan sonra Barça kariyerine 2001'de son verir. Sonrasında Calcio, As Roma, Katar ve Meksika'nın Dorados de Sinola takımında şansını denediyse de Barça'daki yıllarının ışığını devam ettiremez, e biraz da yorulmuş, zafere doymuş ve sıkılmış olacak ki deli Pep'imiz futbol kariyerine oyuncu olarak son verir.

Tabii ki sahalara geri dönecektir. 2007 yılında Barça B'ye teknik direktör olarak geri döner. 2008'de de FC Barcelona'ya geçiş yapar. Takımın başına geldiği ilk sene Barça'yı La Liga şampiyonu yapar. Bu da yetmez tüm 6 turnuvada da (İspanya Kral Kupası, UEFA Süper Kupası, FIFA Dünya Kulüpler Kupası, UEFA Şampiyonlar Ligi) kupaları takıma kazandırarak Barcelona efsanesi olur.

Barça'da yakaladığı olağanüstü başarıdan sonra "burda da görevimi tamamladım şimdi yeni sulara yelken açarım" demiş olacak ki kendi kendine, 27 Nisan 2012'de Barcelona Futbol Kulübü'nden ayrılarak 2013'te Almanya'nın en azılı takımlarından FC Bayern Münih'in başına geçer. Bu kulüpte en fazla takımı UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 2 kez yarı finale taşıyabilse de şahsi başarısını kanıtlamaya burada da devam etmiştir.

Geçtiğimiz günlerde takımdan ayrılacağı, kulüp tarafından açıklanmıştır.

İşte deli Pep'in futbol kariyeri kaba özetle böyle. İstatistiklere dökmek benim işim değil, ben blogu açarken de belirttiğim gibi daha yüzeysel yazılar hazırlıyorum, teknik kısmına girmiyorum. Lakin futbolu bilen, seven herkes bana katılacaktır ki Pep şimdiden futbol tarihine adını kocaman ve altın harflerle yazdırdı bile. Kimisi sever, kimisi sevmez..ama inkar edemeyeceğimiz bir gerçek var o da bir efsane olduğudur. Tabii geldiği yeri de unutmayarak eklemek lazım; Barcelona takımından yetişen ilk efsane değil, son da olmayacak. Şuan ayak izlerini, kendi yolunu çizmiş bir şekilde, hatta belki de ondan daha başarılı olan eski takım arkadaşı, FC Barcelona'nın şuanki teknik direktörü Luis Enrique Martinez izliyor.

Bugün Pep'in doğum günü, ben de bu özel günün hatırına bu yazıyı derledim sizler için. E kariyerli ciddili mevzulardan bahsettiğime göre biraz da eğlenceli tarafını göstermek istiyorum çünkü kendisi gerçekten de deli.


Münih antremanında sevgi patlaması yaşayan, oyuncuları her zamanki rutin hareketlerini yaparken bile "seni seviyorum ulan" şeklinde bağıran birisidir Pep...


Bazen de basın konferansında "bu adam ne içmiş de çıkmış" dedirtir..

Pep'tir ne yapsa yeridir..

Pep'le konuşurken Pep'in gözünün içine bakmazsanız sinirlenir!

Genç Josep 

Pep, Messi'yi yaratan adamlardan birisi olma şerefine de sahip..iki Barça efsanesi yan yana



Bu fotoğrafları da Barcelona Müzesi'ne gittiğimde çektim. 



Bayern'i bıraktı. Şu saatten sonra ne yapar ne eder hep beraber göreceğiz ama hangi takıma giderse gitsin benim için hep Barça efsanesi deli Pep olarak kalacaktır. İyi ki doğdun, seni seviyoruz deli Katalan! 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder